Sivas’ta yaşayan bakır ustası Mevlüt Çetin, çelik uçlu kalemlerle şekillendirdiği el işçiliği ürünleriyle hem Türkiye’den hem de yurt dışından yoğun ilgi görüyor.
6 Şubat 2023’te Kahramanmaraş’ta yaşanan depremlerde iş yerini kaybeden 45 yaşındaki Mevlüt Çetin, memleketi Sivas’a dönerek Gültepe Mahallesi Toptancılar Sitesi’ndeki 400 metrekarelik atölyesinde el emeği bakır ürünler üretmeyi sürdürüyor.
Bu mesleğe 1996’da İstanbul Kapalıçarşı’da adım atan Çetin, atölyesinde bakırdan çay ve salep makineleri, semaverler, çaydanlıklar, cezve takımları ile hediyelik eşyalar üretiyor. Bu ürünleri ABD, Rusya, Almanya ve Orta Doğu ülkelerine de ihraç ediyor.
İlk olarak gümüşçülükte çıraklık, daha sonra da kalfalık yaptığını söyleyen Çetin, “Yaklaşık 27 yıl sonra Kahramanmaraş’tan kendi memleketime döndüm. Kahramanmaraş’ta bir işletmem vardı, 6 Şubat depremlerinde yıkıldı. Daha sonra orada enkaz çalışmaları tamamlandıktan sonra memleketime döndüm. Bakırcılığı Sivas’ta sürdürmeye çalışıyorum. Sivas’ta bu işi yapan tek usta benim, bu sanatı yaşatmak için memleketime döndüm. Burada çırak yetiştirmek istiyorum.” dedi.
Çırakların bakır işleme mesleğine ilgisinin olmadığını belirterek, bakırcılığın biraz zor ve sabır isteyen bir sanat olduğunu dile getiren Çetin, “Unutulmaya yüz tutan sanatlar içerisinde belki de ilk sıralarda diyebilirim. Bu beni gerçekten üzüyor. Atölyemde çay ve salep makineleri, semaver çeşitleri, çaydanlık, hediyelik eşyalar, kahve sunumları ve cezve takımları yapıyorum. Ürün kalemimiz oldukça geniş.” ifadelerini kullandı.
Ürünlerin bazılarını yurt dışına ihraç ettiğine dikkati çekerek, ABD, Rusya, Almanya ve Orta Doğu’da birkaç ülkeye ürün gönderdiğini söyledi.
Yurt içinde genelde endüstriyel mutfakçılara ve hediyelik eşyacılara çalıştığını ifade eden Çetin, “Onlar da bu ürünleri restoran, kafe tarzı yerlere satıyor. Özellikle yurt dışından salep makinelerimiz rağbet görüyor. Onlara mikserli ve motorlu salep kazanları yapıyoruz. Onun haricinde çay makineleri ile hediyelik gruplar da rağbet görüyor.” şeklinde konuştu.
Bakırcılığın sadece bir üretim mesleği olmadığını ifade eden Çetin, şu ifadeleri kullandı:
“Hem kültürel mirasın korunması adına hem de tarihi zanaatla birleştiren meslek olduğu için bakırcılığın gelecek nesillere aktarılması gerekiyor. Biz de bu yola çıktık. Allah’ın izniyle Sivas’ta bu sanatı yaşatmaya devam edeceğiz. Kahramanmaraş’tan döndükten sonra tam da deprem psikolojisini atabilmiş değiliz. Çünkü depremde birçok arkadaşım, meslektaşım vefat etti. Yine Kahramanmaraş’a gidip geliyorum, bir taraftan üretimimiz orada da devam ediyor. Buradaki faaliyetimiz yüzde 100’e ulaşınca üretimi tamamen buraya alacağız. Sivas, kültürü zengin bir şehir. Sultan şehrimizde ürünleri üreterek ciddi pazarlar yakalamak istiyoruz. Usta yetiştirme konularında üniversitelerden, belediyeden, valilikten alabileceğimiz desteklerle turizme de katkı sağlamak istiyoruz.”
Ürünleri yapmaktan haz duyduğunu dile getiren Çetin, “Bakır çok güzel bir maden, gümüşten daha çok seviyorum. Yıllarca gümüşten hediyelik eşya üretimi yaptım ama bakırı daha çok seviyorum. Bakır bende bir aşk. Bu mesleği öğrensinler, gerçekten gelecek vadeden bir meslek. Ekonomik anlamda iyi getirisi olan ve aynı zamanda keyifli bir meslek.” dedi. (AA)
