Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), Ebola salgınını “uluslararası halk sağlığı acil durumu” olarak ilan etmesi üzerine Malezya, olası bir Ebola salgınına karşı tedbirlerini artırdı. Yerel Malay Mail gazetesinin aktardığına göre, Malezya Sağlık Bakanlığı, ülke genelinde bugüne kadar Ebola vakası bildirilmediğini ancak Kongo Demokratik Cumhuriyeti (KDC) ve Uganda’da yaşanan salgınların ardından seyahatle ülkeye virüs giriş riskinin göz önünde bulundurulduğunu belirtti.
Bakanlık, Dubai, Doha ve Singapur gibi uluslararası transit merkezlerden geçen yolcuların yanı sıra Uganda ve KDC’den Malezya’ya gelenlerin izlenmesi gerektiğini vurguladı. Her iki ülkeden Malezya’ya direkt uçuş bulunmamakta. Sağlık Bakanlığı, halk sağlığı risk değerlendirmelerini desteklemek ve erken müdahale önlemleri almak amacıyla tarama ve izleme faaliyetlerini yoğunlaştırdığını açıkladı. Ayrıca, uluslararası giriş noktalarında gözetim artırılarak vakaların erken teşhis edilmesi ve şüpheli durumların izole edilmesine yönelik çeşitli önlemler de alındı.
Bakanlık, DSÖ, Malezya Sınır Kontrol ve Koruma Ajansı, havayolu şirketleri ve diğer ilgili kuruluşlarla işbirliğini güçlendirerek küresel risk izleme sistemini de geliştirdi. Dönüşlerinden sonraki 21 gün içinde ateş, vücut ağrıları, kusma veya kanama gibi belirtiler gösteren kişilerin derhal tıbbi yardım almaları gerektiği vurgulandı.
Kongo Demokratik Cumhuriyeti ve Uganda’da Ebola salgını yeniden patlak verirken, DSÖ Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, bu durumun uluslararası halk sağlığı açısından acil bir durum oluşturduğunu ifade etti. KDC Hükümet Sözcüsü Patrick Muyaya, ülkedeki Ebola vakalarının 435’e, ölü sayısının ise 118’e ulaştığını bildirdi. Şu anda mevcut salgının nadir bir Ebola varyantı olan “Bundibugyo” virüsünden kaynaklandığı ve onaylanmış bir tedavi veya aşısının bulunmadığı belirtildi.
Ebola virüsü, ilk kez 1976 yılında Sudan ve KDC’de eş zamanlı olarak ortaya çıkmış ve kanamalı ateşe yol açmıştır. 2013’te Batı Afrika’ya yayılan Ebola, Gine, Liberya ve Sierra Leone’de 2014-2017 yılları arasında 30 bin kişiyi etkileyerek 11 binden fazla insanın hayatını kaybetmesine neden olmuştur. Malezya’nın bu süreçte aldığı önlemler, ülke halkının sağlığını korumak için kritik öneme sahip.