Birleşmiş Milletler’in (BM) 2026 yılına ait iklim raporu, sadece doğal dengenin değil, aynı zamanda dünya genelindeki ekonomik yapının da tehdit altında olduğunu ortaya koydu. Nefes dergisi yazarı Murat Muratoğlu, köşesinde “sıcaklık” sorununun yalnızca bir konfor meselesi değil, tam anlamıyla bir “ekonomik çöküş” ile ilgili olduğunu dile getirdi.
DÜNYADA BİR İFLAS TEHLİKESİ
BM verilerine göre, dünya genelinde 1 milyar 230 milyondan fazla insanın yaşam kaynağı ve sağlığı ciddi tehditlerle karşı karşıya. İklim değişikliği nedeniyle birçok bölgede yılın %68’ine denk gelen 250 gün boyunca dışarıda çalışmak mümkün olmayabilir. Muratoğlu, bu durumu bir fabrika örneğiyle açıklıyor: “Çalışanlarınızın yılın 250 günü hastalandığı bir fabrikayı düşünün; böyle bir işletme anında iflas eder” ifadelerini kullanıyor. Artan sıcaklıklar, iş gücünün yanı sıra tarımsal verimliliği de olumsuz etkiliyor. Termometreler 30 dereceyi aştığında bitkilerin polenleri kısırlaşmakta, hücre duvarları zayıflamakta ve ürünler toksik maddeler üretmeye başlamaktadır. Tarlada çalışacak işçi bulamadığınızda ve ürünler kuruduğunda, pazar tezgahlarına mal ulaştırılamıyor. Tezgahlara ulaşabilen az sayıdaki ürün ise yüksek fiyatlarla satılmakta. Bu da gıda enflasyonunu kontrol edilemez bir seviyeye taşıyor.
DENİZLERDE BALIK, TARLALARDA BUĞDAY YETERSİZLİĞİ
Kuraklık, karasal alanlarla sınırlı kalmayıp denizlerde de etkisini gösteriyor. Isınan sulardaki oksijen oranının azalmasıyla birlikte balık ölümlerinin artacağı öngörülmekte. Yakın gelecekte ülkelerin, “önce kendi ihtiyacımı karşılayacağım” anlayışıyla ihracat yasakları getirmesi ve “iklim mülteciliği” nedeniyle büyük bir sosyal kaosun patlak vermesi bekleniyor. Muratoğlu, mevcut ekonomi ve çevre yönetimini sert bir dille eleştiriyor. Tarımın geleceği planlanması gerekirken odakların farklı alanlarda olduğunu belirterek, “Nas edebiyatı ekonomiyi nasıl iflas ettirdiyse, bu umursamazlık da ülke ekonomisini bir çöl ortasında eriyen buz gibi yok edecek. Kanal İstanbul gibi projelerle su havzaları yok edilirken, buna karşı çıkanlar cezalandırılıyor. Doğa dengesi bozulursa, Merkez Bankası’nın basacağı paralar bile ekonomiyi kurtaramaz” diyor.
2026: YENİ İKLİM GERÇEĞİYLE YÜZLEŞME ZAMANI
BM’nin uyarıları ışığında 2026, iklim krizinin yalnızca bir “çevre sorunu” olmaktan çıkıp “ulusal güvenlik ve hayatta kalma meselesi” haline geldiği yıl olarak tarihe geçiyor. Uzmanlar, önümüzdeki 5 yıl içinde tarım ve su planlamalarının acilen hayata geçirilmemesi durumunda, ekonomik çöküşün kaçınılmaz olacağı konusunda hemfikir.